Atasözleri / Atalar Sözü / Sab-Sav / Takmak / Xohono / Ülgercomok / Söpsek / Makal / Nakıl / Comok / Mesel / Darb-ı mesel

Ocak 7, 2009

TÜRK DÜNYASINDA ATASÖZLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI ÜZERİNE BİR DENEME

Kategori: Umumi tasnif — okuz @ 3:53 pm

                                                                                                        Hasan ÜLKER

          Bilindiği gibi atasözleri, bir konu hakkında birçok cümle ile ifade edilecek duygu ve düşünceleri birkaç kelime ile ortaya koyan özel ifadelerdir. Asırların süzgecinden süzülüp gelen ve günümüzde en güzel şeklini alan bu sözler bazen kitaplar dolusu açıklamaların yerini alıverir. Bu davranış biçimi bütün toplumlarda kendilerine has bir tarzda ortaya çıkar ve millet diyebileceğimiz toplumlarda zamanın da etkisiyle bazıları kaybolur, bazıları da değişikliklere uğrar.Bazıları ise hiç değişmeden yüzyıllar boyu yeni nesillere aktarılmak suretiyle yaşar
           Bu atasözlerinde o topluma ait pek çok ipucu vardır. Dikkatli bir inceleme ile atasözleri sayesinde o toplum ile ilgili pek çok bilgiye ulaşmamız mümkündür. Genel bir ifade ile  “bir milletin yaşama biçimi,hayat tarzı” nı bulabiliriz.
            Karaçay Türkleri atasözlerindeki ifadelerin Türkiye Türklerindeki benzerliğini incelediğimizde her iki Türk boyunda da “bir milletin yaşama biçimi,hayat tarzı” nı bulduk. Sayın Prof. Dr. Saim Sakaoğlu’nun yönlendirmesi ile diğer Türk boylarındaki ifade biçimlerine göz attığımızda pek çok atasözünün aynı biçimde kullanıldığını gördük.
            Sakaoğlu, Anadolu’daki atasözlerini
A-      Bütünüyle benzer olanlar
B-      Bazı yönleriyle benzer olanlar
C-      Bütünüyle farklı olanlar            olmak üzere üç grupta değerlendirmektedir1. Biz de aynı dağılımı Türk dünyasında gözledik. Bu da tabii bir durumdur. Geniş bir coğrafyaya dağılan Türk milletini oluşturan boyların atasözleri arasında dikkati çeken farkların bir çoğunun hayat şartları, bölge, zaman, ayrı iklim ve başka milletlerle olan münasebetten doğduğu muhakkaktır2. Ama bu ayırıcı faktörlere rağmen gördük ki, ta Adriyatik’den Çin Seddi’ne kadar olan geniş bir coğrafyada aynı kelimelerle, aynı manâlarla aynı atasözleri söylenmektedir.
            Sınırlı imkanlarla ulaşabildiğimiz kaynaklardaki Türk atasözlerini diğer Türk boylarındaki şekliyle karşılaştırmaya çalıştık ve yine gördük ki Türklük dünyasının damarlarında tertemiz bir kan dolaşmaktadır. Aynı olaylar karşısında aynı duygu ve düşünceler ifade edilmektedir. Türk Milleti’nin Kuzey Kafkasya’daki küçük bir topluluğu olan Nogay Türklerindeki hayat tarzı ile en kalabalık nüfusa sahip olan Türkiye’deki hayat tarzı arasında çok büyük bir fark bulunmamaktadır. Küçük farklar ise; bir Karslı ile bir Kütahyalı arasındaki fark kadardır.
            Atalarımız, ana yurtlarından ayrılıp yer yüzünün değişik bölgelerine dağılırken, kültür ürünlerini de beraberlerinde taşımışlardır. Böylece, aynı kökten beslenen bir ağacın bütün dallarında aynı meyvenin yetişmesi gibi, yeni vatanlarında hep benzer duyguları dile getirmişlerdir. Bir ağacın bir veya birkaç dalının kabul edebileceği diğer bazı benzer meyvelerin aşılanması gerçeğinde olduğu gibi, atalarımız da yadırgamıyacakları kültürlerden tesirler almış, ancak onları milli benliklerinin içinde eritmesini bilmişlerdir. Aynı kültürün küçük farklılıklarla karşımıza çıkmasını tabii karşılıyoruz. Büyük bir meyve ağacı düşünün. Daha çiçek açarken bile bütün dallarda tam bir birlik göremeyiz. Çiçekler hızla gelişerek meyveye dönüşür, toplanıp yenecek hale gelir. Bu meyveleri büyüklükleri, tatları, renkleri hasılı birçok özellikleri küçük farklılıklar gösterir. Ama hiç kimse o meyvelerin aynı ağaca ait olmadığını söyleyemez.
            Yukarıda göstermeye çalıştığımız gibi, kültür ağacımızın meyvelerinin de kökünden uzaklaştıkça bazı değişikliklere uğraması normaldir. Elbette bizim kadar geniş bir coğrafyaya yayılan bir soyun kültürü bu tür değişmelere uğrayacaktır. Ancak, başka ülkelerin topraklarında yaşasa bile onlar, aynı kökten geldiklerini unutmamışlar, o ağacın tadını, kokusunu, rengini aynı güneşin ısıttığı dünyamızda başka bir topraktan beslenerek yaşatmaya devam etmişlerdir. Nasıl ki bitkiler, yetiştikleri coğrafi bölgelere göre kendilerine has bir yayılma sahasına sahiplerse, kültürler de ilk çıktıkları yerden başlayarak yeni yeni sahalara sahip olmuşlardır. Bizim kültürümüzde yayıldığı her yere aslında pek az bir kayıpla ulaşmış ve özünü daima korumuştur. İşte bu kültür akışı, bizim milli beraberliğimizin en büyük teminatıdır. Bugün aynı atasözünü söyleyebiliyorsak, çocuklarımız aynı tekerlemeyi söyleyebiliyorsa, türküler, ninniler, ağıtlar hep aynı kalıplara dökülebiliyorsa aynı ağacın dalları olduğumuz içindir.
            Atalarımızın bize bıraktığı kültür ürünlerinden atasözleri dünyasına girip bir bakalım. Biz rastladığımız eserlerdeki benzer atasözlerimizi bir araya getirdik ve Türk Dünyası haritasını okuyucunun gözü önüne serdik. Bu denemenin bir ekip çalışması ile daha da geliştirilerek Türk dünyasındaki birlik ve beraberliğin dosta düşmana ilan edilmesi en büyük temennimizdir.   

 

Türki..  Aç tavuk düşünde kendini buğday ambarında görür.(ADS1,110)
           Aç tavuk düşünde darı görür.(TASH,73)
Azeri..  Aç toyuğ yuhusunda darı görer. (AHYÖ,149)
Karaç.  Tavuk tüşü – tarı bürtük.(NKÇ,61)
Nogay.  Tavıklın tüsine tarı ener.(i.çeneli,28)Kırım..  Aş tavuk tüşünde tarı körer.(DKTAD,21)Özbek..Aç itning çüşige söngek kirer.
Trkmn.. Aç tavuk düyşünde darı görer. (TIIM,201)
Kosov.  Aç tilçi ruyasında touk cürür. 

Türki..   Adam olacak çocuk, bokundan belli olur.(ADS1,113)
Dlt…..   Boldaçı buzagu öküz ara belgülüg. (I,528,17)
Karaç.. Adam bolluk atlamından belgili. (KNS,158)
           Bolur – boğundan belgili. (KNS,189)
Krgız..  Bolor muzoo bogunan. (KA,141)
Trkmn.  Bolcak oglan bolşundan belli. (TIIM,203)
Irak….   Yaşamayan uşağ pohunnan bellidir.(ITDA,315)
Kıbrıs.   Adam olacak çocuk bokundan bellidir.(KTADS,44)
Yugos.  Ümürsüz çoçogon bokondan bellidir. 

Türki..   Adamın adı çıkacağına canı çıksın.(ADS1,112)
Azeri..  Yaman addan ölüm yahşıdır. (HDD,103)
Karaç.  Atıng amannga çıkğandan ese canıng tamağıngdan çıksın. (NKÇ, 77)
Kırım..  Adı şıkdı tokuzga, tüşmez endigi sekizge.(DKTAD,16)
Irak…..  Adamın adı haraba çıkacağına canı çıksın. (ITDA,264)
            Insanın adı harab’a çıhınca.( ITDA,292)
Kıbrıs.. Birinin adı çıkacağına canı çıksın. (KTADS,63)
Kosov.. Insanın daha ey canı ise adi çıksın. 

Türki..   Ağaç fidan  (yaşken) iken  eğilir.(TASH,242)
Karaç.  Çıbıklıkda bügülmegen, kazıklıkda bügülmez.(KNS,,43)
Kırım..  Terek talında  iyilir (ağaç fidan iken eğilir).(DKTAD,88)
Trkmn   Ağaçı yaşlıkdan bük. (TIIM,201)
Irak….   Ağaç yaş iken eğili. (ITDA,264)
Kıbrıs.   Ağaç yaşıkan eğilir.
Yugos.  Ağaç yaş içer eğrilir. 

Türki..   Ağlamayan çocuğa meme vermezler.(ASD1,s,117,115)
Azeri..  Ağlamayan uşağa süt vermezler. (AHYÖ,149)
Karaç.  Cılamağan caşha cukka salınmaz.(NKÇ,28)
            Cılamağan caşha anası emçek salmaz.(KNS,2189)
Kazan.  Yılamagan balaga imçek birmiyler.(KzTAD,78)
Kırım..  Cılamagan balaga emşek berilmez.(DKTAD,40)
Krgız..  Iylabağan balağa emçek cok. (KA,153)
            Bala ıylabay emçek kana. (KA,138)
Trkmn.  Emgenmedik oglana emçek cok. (TIIM,205)
Irak…..  Uşağ yığlamasa ağzına emcek koymazlar.(ITDA,315)
Kosov.  Çocuk aglamadan ana ele almas. 

Türki.    Akıl yaşda, değil baştadır. (ADS1,123)
Azeri..  Ağıl yaşda deyil, başdadı. (AHYÖ,149)
            Ağıl başda olar. yaşda olmaz. (AF,235)
Karaç.. Akıl caşda, kartda da tüldü  - başdadı.(NKÇ,25)
Kumuk. Yaşda tügül, başda. (AVAS, 39)
Nogay.  Akıl yasta tuvıl, basta.(NKÇ,326)
Kırım..  Akıl caşda tuvul baştadır.(DKTAD,16)
Kırgz..  Asıl başdan, asıl taştan. (KA,47)
Özbek. Agl yaşta emas, baştadır. (TIIM,184)
Uygur   Ekil yaşta emes, başta. (i.çeneli, TK, kasım 84)
Trkmn.  Akıl yaşda bolmaz, başda bolar. (TIIM,201)
Irak……Akıl yaşta dögü, baştadı. (ITDA,265)
Kosov.  Akıl dil, baştadır. 

Türki..   Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.(ADS1,121)
           Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun.(ADS1,199)
Azeri..  Merdin tövlesi, namerdin otağından yahşıdı. (AF,243)
Karaç.. Aman şohung bolgandan ese, igi cavung bolsun.
            Aman şuyohung bolgandan ese, bolmaganı igidi. (MNS, 11)
Kazan.. Cüler dustan akıllı duşman yahşırak.(KzTAD,37)
Kırım..  Akıllı duşman, akılsız dostan iygidir.(DKTAD,16)
Krgız..  Akmak dostan akılduu duşman. (KA,133)
Özbek..Akılsız dostdın akıllu düşman yahşıdur.
Trkmn.. Nadan dostdan, dana düşman yagşıdır. (TIIM,208)
Irak…..  Akıllı düşman akılsız dosttan iyidir. (ITAD,265)
Kosov.. Akılli duşmandan korkma, akılsıs dosttan kork. 

Türki..   Alışmış kudurmuştan beterdir.(ADS,127)
Karaç.. Ürenngen avruv tohdamaz.
Kırım..  Tatangan kuturgandan beter.(DKTAD,86)
Irak…..  Alışmış  -öğrenmiş-  kudurmuşdan beterdi. (ITDA,265)    
Kıbrıs..  Alışmış kudurmuştan beterdir.(KTADS,37)
Yugos.. Alınmiş kudurmiştan beterdir.
            Dadanmiş kudurmiştan beterdir. 

Türki..   Anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al. (ADS,134)
Azeri..  Anasına bah, gızını al-gırağına bah, bezini al. (AHYÖ,149)
Kumuk. Anasına karap kızın al, aşına karap tuzun sal. (AVAS, 29)
Nogay.. Ayagın körip asın iş, anasın körip kızın al.(NKÇ,350)
            Ayagına kara da kımızın iş, anasına kara da kızını al.(NKÇ,350)
Kazan.. Bakraçına bagıp suvın iç, anasına bagıp kızın kuç(KzTAD,30)
Trkmn.. Enesini görüp gızını al, gırasını görüp bızını al. (TIIM,205)
Irak…..  Kenarına bah bezini al, nenesine bah kızını al.(ITDA,294)
            Astarına bah üzünü al, nenesine (annesine) bah kızını al.(ITDA,266) 

Türki..   Arabanın ön tekerleği nereden geçerse, art tekerleği de oradan  geçer.(ADS1,136)
Azeri..  Su ahan arhdan bir de  ahar. (AHYÖ,153)
Karaç.. Arbanı al çarhı kirgen cerden, art çarhı da öter. (MNS, 14)
Nogay.. Aldı tegerşik kaydan köşse,songgısı da sonnan köşer.(NKÇ,309)
Kazan.. Algı küpçek kaydan tegerese artkısı da şundan tegerer. (KzTAD,25)
Kırım..  Arabanıng ald tegerşigi kayerden cürse ard tegerşigi de o yerden cürer.(DKTAD,19)
            Baş kayaka ketse ayak o yaka keter.(DKTAD,30)
Kazak.. Iyne ötken cerden cipte öter.
Kıbrıs..  Ön tekerlek nereye giderse, arka tekerlek de oraya gider. (KTADS,179)
 
           Baş nereye giderse, ayak da oraya gider. (KTADS,62) 

Türki..   Atlar tepişir, arada eşekler ezilir.(ADS1,s,147,342)
Dlt…..   Ikka bugra igeşür  otra kökegün yançılur.
Karaç.. Eki at tabanlaşsala, arada eşek ölür.(NKÇ,75)
Kırım..  Atlar tebişir arada eşek ezilir.(DKTAD,23)
Krgız..  Eki döö kağışsa, orto cerde kara çımın kırılat. (KA,150)
            (Iki deve döğüşür, arada kara sinek ezilir.)
Trkmn.. Iki at  depişer, arasında eşek öler.(TA,84) 

Türki..   Ayağını yorganına göre uzat.(ADS1,150)
Azeri..  Ayağını yorganına göre uzat. (AHYÖ,150)
Karaç.. Cuvurganınga köre ayağıngı uzat.
Nogay..Yorkanınga köre ayağındı soz.
Kazan.. Ayağıngnı tüşeginge küre  suz. (KzTAD,29)
Kırım..  Ayağın corkanınga köre uzat.(DKTAD,24)
Özbek..Karpanga garab ayağını uzat. (TIIM,192)
Trkmn.. Yorganına göre ayak uzak. (TIIM,211)
Irak…..  Yorğanıva göre ayağıv uzak. (ITDA,316)
Yugos.. Yorgana cüre ayaklarıni uzat.

Türki..   Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.(ADS1,151)
Karaç.. Ayıbsız teng izlegen tengsiz kalır.
Kırım..  Kusursuz dos kıdırsang dossuz kalırsıng.(DKTAD,69)
            Kul kusursuz bolmaz.(DKTAD,68)
Irak…..  Ayıpsız dost isteyen, dostsuz kalı. (ITDA,267) 

Türki..   Azıcık aşım, kaygısız başım.(ADS1,153)
As…..   Azacuk işum, kavgasuz başım.
Azeri..  Azacığ aşım, ağrımaz başım. (AHYÖ,150)
Karaç.. Aç karnım, tınç kulağım.(NKÇ,64)
Kırım..  Az aşım avrusuz başım.(DKTAD,114)
Özbek..Aç garnım, tinç gulağım. (TIIM,182)
Trkmn.. Aç başım, dinç gulagım. (TIIM,201)
Irak…..  Azıcık aşım, ağrısız başım. (ITDA,267) 

Türki..   Bal bal demekle ağız tatlanmaz.(ADS1,158)
Karaç.. “Bal-bal!” degenlikge avuzung tatlı bolmaz.(NKÇ,66)
Kazan.. Bal bal diyü blen avız tatlılanmas. (KzTAD,30)
Kırım..  Bal bal demekmen avuz tatlılanmaz.(DKTAD,28)
Trkmn.. Bal diyenin bilen agız süycemez. (TIIM,202)
Irak…..  Bal bal demeğten ağız şirin olmaz. (ITDA,269) 

Türki..   Bal tutan parmağını yalar.(ADS1,160)
Azeri..  Bal tutan  barmağ yalar. (AHYÖ,150)
Karaç.. Bal tutgan barmagın calar.
Kazan.. Bal tutkan barmak yalar.(KzTAD,31)
Kırım..  Bal tutkan parmağın calar.(DKTAD,27)
Özbek..Bal tutgan barmağını yalaydı. (TIIM,186)
Trkmn.. Bal tutan barmagını yalar. (TIIM,203) 

Türki..   Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.(ADS1,s,167,490)
Azeri..  Gılınc yarası sağalar, dil yarası sağalmaz.(AHYÖ,151)
            Söz yarası gılınç yarasından beterdir. (HDD,106)
Karaç.. Kama cara biter, söz cara bitmez.
            Ok caradan söz cara  amandı.
            Avuz cara bitelmez, kılıç cara bitelir.(NKÇ,26)
            Kılıç cara bitelir, avuz cara bitelmez.(NKÇ,81)
Nogay.. Til yarası tüzelmes, kılış yarası tüzeler.(NKÇ,332)
Kazan.. Kul yarası tüzelir, til yarası tüzelmes.(KzTAD,56)
Kırım..  Kol carası keşer, til carası keşmez.(DKTAD,65)
Trkmn.. Tıg yarası biter, söz yarası bitmez. (TIIM,210)
           Gılıç yarası biter, dil yarası bitmez.(TA,80)
Irak…..  Adamı kilinç öldürmez, tahne söz öldürü. (ITDA,264)
            Hançer yarası sağalı, dil yarası sağalmaz. (ITDA,288)
Kıbrıs..  Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez. (KTADS,61)
Kosov.  Biçak yarasi ceçer, süz yarasi ceçmes. 

Türki..   Bin bilsen de bir bilene danış.(ADS1,167)
Azeri..  Yüz ölç, bir biç. (AHYÖ,154)
Karaç.. Bile tursang da sora tur.(KNS,,38)
Nogay.. Eki ölşe, bir kes.(NKÇ,356)
Kazan.. Un mertebe ülçe, bir mertebe kis.(KzTAD,69)
Kırım..  Bing bilseng de gene bir bilgenge  danış.(DKTAD,33)
Irak…..  Bin düşün bir seleş.(ITDA,270)
Kıbrıs..  Dokuz ölç, bir kes. (KTADS,86) 

Türki..   Birlikden kuvvet doğar.Birlik dirliktir.(TASH,153)bkz:nerde birlik….
Azeri..  Birlik hardadı, dirlik ordadı. (AHYÖ,150)
            El bir olsa dağı yerinden terpeder. (AF,242)
Karaç.. Birlikte tirlik.
Kumuk. Birlik bolmay, tirlik bolmas. (AVAS, 16)
Nogay.. Tirlikting küşi – birlikte.(NKÇ,304)
Kazan.. Birlik tirliktir. (KzTAD,34)
Kırım..  Kayerde birlik, o yerde tirlik.(DKTAD,61)
Krgız..  Tiriliktin küçü birlikte.(KA,165)
Kıbrıs..  Birlikten dirlik olur. (KTADS,64) 

Türki..   Bu günün işini yarına bırakma.(ADS1,180)
Azeri..  Bu günün işini sabaha goyma. (AHYÖ,150)
Karaç.. Bügünngü işni tamblağa koyma.
Nogay.. Bügüngi isingdi tanglaga kaldırma.(NKÇ,350)
Kazan.. Bugüngi işni irtege kaldırgan kişining işi hiç bitmes.(KzTAD,36)
Özbek..Bugüngi işni ertaga goyma. (TIIM,188)
Trkmn.. Bu günki işi ertire goyma.(TAÖ)
Irak…..  Bugünün işini yarına koyma, belki yarın sana yar olmaz.(ITDA,271)
Kıbrıs..  Bögünün işini yarına bıragma.
Yugos.  Bu cünün işini yarına bırakma. 

Türki..   Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.(ADS1,196)
Dlt…..   Tag tagka kavuşmas, kişi kişike kavuşur.
Azeri..  Dağ dağa govuşmaz, adam adama govuşar. (AHYÖ,150)
Karaç.. Tav tavğa tübemez, adam adamğa tüber.(NKÇ,82)
Kumuk.Tav-cavğa yolukmas, adam adamğa yoluğar. (AVAS, 24)
Nogay.. Tav tavga ılaspasa da, edem edemge ilasar.
Krgız..  Eki too toşulbayt, eki el koşular. (KA,151)
Özbek..Tağ tağga gavuşmaydı, adam adama gavuşadı. (TIIM,195)
Trkmn.. Dag daga govuşmaz, adam adama govşar. (TIIM,204)
Irak…..  Dağ dağa kavuşmaz, adam adama kavuşu. (ITDA,276)
Kıbrıs..  Dağ dağa gavuşmaz, insan insana gavuşur.
Yugos.  Dağ dağle kavuşmaz, insan insanla gavvuşr. 

Türki..   Damlaya damlaya göl olur.(ADS1,196)
Dlt…..   Birin birin ming bolur, tama tama köl bolur.
Azeri..  Dama dama  göl olar.
Karaç.  Tama-tama köl bolur, cıyıla-cıyıla el bolur.(NKÇ,72)
            Köl da tama tama boladı. (KNS,138).
            Tama-tama köl bolur, ağa ağa söl bolur.(KNS, 140)
Nogay.. Köp tükirse köl bolar.(NKÇ,303)
Kazan.. Il tükürse kül bulur.(KzTAD,47)
Kazak.  Tamışdan tama berse derya bola.
Trkmn   Dama dama köl bolar, hiç dammasa çöl bolar. (TIIM,204)
            Köp damcadan köl bolar. (TIIM,208)
Irak….   Su damlaya damlaya göl olu. (ITDA,308)
            Adım adım yol olu, damla damla göl olu. (ITDA,264)
Kıbrıs.   Damla damla göl olur, düşman gözü kör olur. (KTADS,86)
            Bir, bir daha bin olur. (KTADS,61)
Yugos.  Damlaya damlaya cül olur.
            Damlaya damlaya col olur, damlacikdan sel olur.
Uygur.  Köp tükürse köp bolur. (UAD, 230)                   

Türki..   Delikli taş yerde kalmaz.(ADS1,199)
Azeri..  Delüklü taş yerde galmaz. (OGZ, 106)
Karaç.  Teşik taş cerde kalmaz. (KNS, 177)
Kumuk. Teşikli taş erde yatmas. (AVAS, 32)
Krgız..  Üttüü monçok cerde çatpayt. (KA,167)
Trkmn   Altın yerde yatmaz , yagşılık – yolda.(TA,70)
Kıbrıs.   Delikli boncuk yerde kalmaz. (KTADS,88) 

Türki..   Dost başa düşman ayağa bakar.(ADS1,210)
Azeri..  Dost başa bahar, düşmen ayağa.(HDD,102)
Karaç.  Dosung başınga karar, cavung ayağınga karar.
Nogay.. Duşpan ayakka, dos baska karar.(NKÇ,323)
Kazan.  Dus başka, duşman ayakka bağar.(KzTAD,41)
Kırım..  Dos başka, duşman ayakka karar.(DKTAD,45)
Özbek. Dost başga, düşman ayagga garaydı. (TIIM,189)
Irak….   Dost başa bahar, düşman ayağa. (ITDA,278)
Kıbrıs.   Dost başa, düşman ayağa bakar. (KTADS,83)
Yugos.  Dost başa bahar, düşman ayağa. 

Türki..  Eceli gelen köpek cami duvarına siyer.(ADS1,216)
           Eceli gelen fare, kedinin yoluna çıkar.(TASH,91)
           Eceli gelen kiçe, çobanın ekmeğini yer.(TASH,241)
Dlt….    Öldeçi sıçgan muş taşakın kaşır.
Karaç.. Çıçhannı acalı cetse, kidikni kuyruğundan kabar. (KNS, 109)
Kırım..  Eceli kelgen it camining duvarına siyer.(DKTAD,46)
            Eceli kelgen ışkan catkan mışıgıng kuyrugun tırnar.(DKTAD,46)
            Eceli kelgen eşki, şobanıng tayagına süykenir.(DKTAD,46)
Trkmn   Acalı yeten tilki, hinine bakıp üyrer. (TIIM,201)
Irak..     Geçinin ameli azarsa gider çobanın ekmeğini yer. (ITDA,284)
Kıbrıs.   Eceline susayan köpek, cami duvarına siyer.(KTADS,97)
            Koç kaşınınca çobanın topuzuna sulanır.(KTADS,140)
Kırg(Af) Eçkining ölgüsü kelse, koyçunung tayagıga  soyönör. 

Türki..   El eli yıkar, iki el de döner yüzü yıkar.(ADS1,220)
Azeri.   El eli yuvar, iki el yüzi yuvar. (OGZ, 47)
Karaç.. Kol kolnu cuvar, kol betni cuvar.(KNS, 144)
Kumuk. Kol kolnu cuvar,  bet betge bağar. (AVAS, 44)
            Kol kolnu cuvar,  eki de  betni cuvar. (AVAS, 44)
Nogay.. Kol koldı yuvar, eki kol betti yuvar.
Kazan.. Kul kulnı yuwa, iki kul bitni yuwa(KzTAD,56)
Trkmn.  El eli yuvar, iki el biğigin yüzi yuvar.(TA,77)
Kıbrıs..  El eli yıkar, el de yüzü  yıkar.(KTADS,97) 

Türki..   El için kuyu kazan, evvela kendi düşer.(ASD1,221)
Azeri..  El üçün guyu gazan, özü düşer. (AF,243)
Karaç.  Birevge uru kazğan, kesi tüşedi.(NKÇ,68)
            Birevge költürgen tayağıng kesingi başına tier.(NKÇ,27)
Kumuk. Özgege tuzak salgan – ozü tüşer tuzakğa. (AVAS, 18)
Nogay.  Kisige şunkır kazsang, özing atılarsıng.(NKÇ,352)
            Dosınga şungkır kazba, özüng tüsersing.(NKÇ,323)
Kazan.  Kişige baz kazma, uzing tüşersing(KzTAD,54)
Kazak.  Birevge deb kör kazba, özün tüşersin.
Irak…..  Başkası için kuyu kazan özü düşer. (ITDA,269)
            Kuyunu kazan içine düşer.(ITDA,297)
Kıbrıs.   El kuyusu kazan, içine kendi düşer.(KTADS,101) 

Türki..   Erken  kalkan (çıkan) yol alır, er  evlenen döl alır.(ASD1,227)
            Sabahtan karnını  doyuran, küçükten evlenen aldanmamış. (ASD1,1724)
Dlt…..   Tünle yorıp kündüz sevnür, kiçigde evlenip ulgadha sevnür.
Karaç.  Ertde turğannı erkek atı tay tabar.(NKÇ,84)
            Ertde turğan bla ertde üylenngen sokuranmaz.(NKÇ,84)
Nogay.. Erte turgan erding ırısı artık.(NKÇ,306)
            Erte turgannıng ırısı artar, erinmey yurgenning yurisi artar.(NKÇ,341)
Kırım..  Erte turgan col alır, erte üylengen döl alır.(DKTAD,49)
            Erte turgannıng  kısmet açık.(DKTAD,49) 

Türki..   Geçmiş yağmura kebe tutma.(TRAD,134)
Karaç.. Cavgan canngurnu camçı bla kuvma.
Kumuk. Getgen yangurnu artından yamuçu alıp çapmak hakılsızlık. (AVAS, 49)
Nogay.. Ozgan yamgırdı yamışı alıp kuvma.(NKÇ,353)
Kazan.. Uzgan bulutnı tutup bulmiy.(KzTAD,71)
Irak…..  Geçmişe mazı diyeller. (ITDA,284)
Kıbrıs..  Geçmişe mazi pişmişe kuzu derler.(KTADS,110) 

Türki..   Görmemişin oğlu olmuş, çekmiş çükünü koparmış.(ASD1,245)
Karaç.  Kün körmegen kün körse, kündüz çırak candırır.(NKÇ,30)
            At körmegen atha minse, urub tüyüb atlatır; Koy körmegen koy körse, kuvub, sürüb              otlatır.KNS,,42)
Nogay.. Kün körmegen kün körse kündiz şırak yandırar.(NKÇ,318)
Kazan.. Kün kürmegen kün kürse, kündüz çıra yandıra.(KzTAD,56)
Kırım.. At minmegen at minse, şaba şaba ötdürür, Ton kiymegen ton kiyse, kaga kaga tozdurur.(DKTAD,23)
            Koy körmegen koy alsa, kuvalap cürüp otlatır, Kız körmegen kız tapsa başına kına salıp oplatır.(DKTAD,67)
Irak…..  Görmemiş, gördü gümüş, oldu kudurmuş. (ITDA,285)
Kıbrıs..  Görgüsüzün bir oğlu olmuş, çeke çeke taşaklarını sökmüş.(KTADS,116) 
 

Türki..   Gülme komşuna, gelir başına. (ASD1,245)
Azeri..  Gülme gonşuna, geler başına. (AHYÖ, 152)
Karaç.. Külme kartha, kelir başha. (KNS, 188).
Nogay.. Külme doska, keler baska.(NKÇ,324)
Trkmn.. Gülme gonşına, geler başına. (TİİM, 206)
Irak…..  Gülme konşuva, geli başıva.. (ITDA,286)
Yugos.. Gülme komşına, colur başına. 

Türki..   Haydan gelen huya gider..(ADS1,254)
Azeri..  Haynen gele, vaynen geder.
Kumuk. Haydan gelgen hüyden geter. (AVAS, 42)
Nogay.. Aram kapşıktıng tübi tesik.(NKÇ,329)
Kazan.. Haramdan kilgen haramga kite.(KzTAD,45)
Kırım..  Haramdan kelgen haramga keter.(DKTAD,53)
Irak…..  Haydan gelen huya gider, selden gelen suya gider. (ITDA,288)
Kıbrıs..  Haydan gelen huya gider, sudan gelen sele gider.(KTADS,125) 

Türki..   Işleyen demir pas tutmaz..(ADS1,274)
            Işleyen demir ışıldar.(TASH,86)
           Yuvarlanan taş yosun tutmaz.(TASH,87)
Azeri..  Işlemeyen demiri pas basar.
Karaç.. Işde temir tot bolmaz.(NKÇ,34)
            Işlegen balta tot bolmaz.(NKÇ,34)
Kazan.. Yürgen taş şumarır, yatkan taş müklenir(KzTAD,80)
Kırım..  Işlegen temir ışıldar.(DKTAD,57)
Irak…..  Işliyen demir paslanmaz. (ITDA,292)
Kıbrıs..  Işleyen demir pas tutmaz.(KTADS,133)
Yugos.. Işleyen igne pas tutmaz. 

Türki..   It ürür, kervan yürür..(ADS1,276
)
Kumuk. İt haplar, kerivan geçer. (AVAS, 23)
Kazan.. It ürür, büri yürür(KzTAD,49)
Krgız..   It üröt, kerben cüröt.(KA,153)
Özbek.. It ürür, karvan yürar. (TIIM,191)
Trkmn.. It üyrer, kerven geçer. (TIIM,207)
Irak…..  It  hürer kervan geçer.(ITDA,292) 

Türki..   Iyiliğe iyilik her kişinin kârıdır, kötülüğe iyilik er kişinin kârıdır..(ADS1,277)
Azeri..  Yahşılığa yahşılığ  her kişinin işidi, yamanlığa yahşılığ er kişinin işidi.(AHYÖ,154)
Karaç.. Aşhılıkga aşhılık har kimni da işidi, amanlıkga aşhılık aşhılanı işidi.
Nogay..Yahşılıkka yahşılık-ar kisiding isi di, yamanlıkka yahşılık-er kisiding isi di.(NKÇ,307)Kazan..Yahşılıkka yahşılık her kişining işidir, yamanlıkka yahşılık ir kişining işidir(KzTAD,76)Özbek..Yahşılıkga yahşılık har kişining işidir, yamanlıkga yahşılık er kişining işidir.(TIIM,197)
Trkmn.  Yagşılıga yagşılıg her kişinin işidir; yamanlıga yagşılık er kişinin işidir.(TA,92)
Irak….   Eyiliğe eyiliğ her adamın kârı, haraplığa eyiliğ mert adamın kârı.(ITAD,282) 

Türki..   Iyilik et denize at, balık bilmezse halik bilir..(ADS1,277)
Azeri..  Yahşılığ ele balığı at deryaya, balıg bilmezse halığ  biler.(AHYÖ,154)
Karaç.. Igilik tas bolmaz.
Kazan.. Yahşılık kıl da deryaga sal; balık bilmese Halik bilir(KzTAD,76)
Özbek.. Yahşılık gıl daryağa taşla, balığ bilmasa halıg bilar.  (TIIM,197)
Trkmn.. Yahşılık et de derya at, balık biler, balık bilmese halık  biler.(TIIM,210)
Irak…..  Eyiliğ et at deryaya, balığ bilmezse Halik bili.(ITDA,282) 

Türki..   Karga yavrusuna bakmış, “benim ak pak evladım” demiş.(ADS1,284)
           Kuzguna yavrusu anka görünür.(ADS1,284)
Karaç.. Çavka balasına “çımmakçığım”, kirpi va balasına   “cumuşakçığım” deydi.
            Karğa balasına: “çımmağım”, -dey edi.(NKÇ,59)
            Kirpi balasına: “cumuşağım”, -dey edi.(NKÇ,60)
Kazan.. Karga da balasına “appağım” dir, kirpi de “yumuşacığım” dir. (KzTAD,52)
Kırım..  Ayu balasın appagım, kirpi balasın cımşagım dep süyer.(DKTAD,25)
Krgız..  Karga süyöt balasın “appağım” dep. (KA,154)
           Ar kimdiki özünö ay körünöt.(KA,134)    
Trkmn.. Garda da öz balasına ap-ağım diyer, kirpi de öz çagasına    yumşaçağım                                                 diyer.(TIIM,206)
Kıbrıs..  Karga yavrusu kendine zümrütü anka kuşu görünür.(KTADS,160)
 

Türki..   Kaybolan koyunun kuyruğu büyük olur.(ADS1,s,288,1355)
Karaç.. Tas bolğan koynu kuyruğu ullu bolur.
            Tas bolğan bıçaknı sabı altın.(NKÇ,73)
Kumuk. Ölgen sıyırnı sütü maylı bolur. (AVAS, 38)
Kazan.. Yugalgan pıçaknıng sabı altın.(KzTAD,79)
            Ülgen sıyır sütli, ülgen katın kutlı.(KzTAD,72)
Kırım..  Ölgen sıyır sütlü bolur.(DKTAD,77)
Krgız..  Cogolgon bıçaktın sabı altın. (KA,147)
Trkmn.. Iyten pıçagıng  sapı altın.(TA,85) 

Türki..   Kendi düşen ağlamaz.(ADS1,292)
Karaç.. Kesi cığılgan caş cılamaz.
Nogay.. Özi yıgılgan – yılamas(NKÇ,353).
Kazan.. Üzi yıgılgan yılamas(KzTAD,74)
Kırım..  Özü cıgılgan cılamaz.(DKTAD,78)
Trkmn.. Özi yıkılan çaga aglamaz.(TAÖ) 

Türki..   Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görür.(ADSII,776,5778)
           Deve kendi kamburunu görmez, karşısındakininkini görür.(TASH,126)
Dlt…..   Yılan kendü eğrisin bilmes, teve boynun eğri tir.(I,127,7)
Azeri..  Öz gözünde tiri  görmür, özge gözünde gılı seçir.(AHYÖ,152)
Karaç.. Közünde teregi bolgan, çöpü bolgannga sokur deyt.
            Közünde teregi bolğan çöbü bolğanga “sokur” dey edi.(NKÇ,29)
Kırım..  El ayıbın körgende dört boladır közu, öz ayıbın körgende kör  boladır közu. (DKTAD,47)
K
rgız..  Baka mayrığın bilbeyt, cılandı iyri-iyriy deyt. (KA,138)
Trkmn.. Düye öz boynunıng egrisin bilmen, yılana egri diyermiş.(TAÖ)
Irak…..  Deve öz kamburun görmez.(ITDA,277)
Kıbrıs..  Kendi gözündeki merteği görmez de el gözündeki çöpü görür.(KTADS,155) 

Türki..   Kızım sana söylüyorum gelinim sen dinle (işit, anla). (ADSII,786)
Azeri..  Gızım sene deyirem, gelinim sen eşit. (AHYÖ,151)
Karaç.. Kızım, sanga aytama, kelinim, sen eşit.(NKÇ,53)
Kumuk..Kızım sağa aytaman, gelinim, sen tıngla.(AVAS,31)
Kazan.. Kızım sınga eytem, kilinim sin tıngla.(KzTAD,53)
Kırım..  Kızım saga aytaman, kelinım sen tıngla.(DKTAD,173)
Özbek..Kızım senga aytaman, kelinim sen eşit.
Kazak.. Gelinim sagan aytam, kızım sen tıngla.(N.Yüce, TKA, 307,,38)
Trkmn.. Gızım sanga aydayın, gelnim sen düş. (TIIM,206)
Tatar..   Kızım sınga eytem, kilinim sin tıngla.
Bkırd..  Kızım hinge eytem, kilenem hin tıngla.
Kkalp..  Kızım sagan aytaman, kelinim sen tıngda.
Kıbrıs..  Kızım sana söylerim, gelinim sen anla. (KTADS,155)
Yugos.. Kızıma süleyim, celınım anlasın. 

Türki..   Kimin arabasına binerse onun türküsünü söyler.(ASÖZ,369)
           Gavurun ekmeğini yiyen, gavurun kılıncını çalır.(ADS1,238)
Karaç.. Kimni arbasına minseng, anı cırın cırla.(NKÇ,81)
Kumuk. Arbasına mingenni yırın yırlar. (AVAS, 15)
Kırım..  Kiming arabasına minse onung turkusun cırlar.(DKTAD,173)
Irak…..  Gâvur ekmeği yen gâvur kilinci atar.(ITDA,284)
Kosov.. Çimın arabasına binersın, onun türçüsüni sülersin. 

Türki..   Koyun can derdinde, kasap yağ derdinde.(ADS1,301)
Azeri..  Keçi can hayında, gessab piy arzular. (AHYÖ,152)
Kazan.. Kuyga can kaygı, itçige may kaygı.(KzTAD,58)
Kırım..  Eşki can dertinde, kasap may peşinde.(DKTAD,46)
Trkmn.. Geçee can gaygı, gassaba yag. (TAÖ)
Irak…..  Geçi can vayında, kasap pim vayında. (ITDA,284)
Kıbrıs..  Kasap yağ derdinde, keçi can derdinde.(KTADS,143) 

Türki..   Körün istediği bir göz, iki göz olursa ne söz.(ADS1,305,1490)
           Körün istediği bir göz, Allah verdi iki göz.(ADSII,792)
Azeri..  Kor ne ister, iki göz- biri eyri biri düz. (AHYÖ,152)
Kırım..  Sokur tiledi bir köz, Tangrı berdi eki köz.(DKTAD,82)
Trkmn.. Körüng bir dilegi – iki gözi.(TAÖ)
Irak…..  Kör ne ister iki göz, biri eğri biri  düz. (ITDA,296)
Kıbrıs..  Körün da istediği iki göz.(KTADS,149) 

Türki..   Misafir misafiri istemez, ev sahibi ikisini de.(ADS1,319)
Azeri..  Gonag gonağı sevmez, ev issi ikisin de sevmez. (OGZ, 148)
Kazan.. Kunak kunaknı süymes, üy iyesi birsin de süymes.(KzTAD,55)
Kırım..  Müsapır müsapırnı süymez, konakbay alayın süymez.(DKTAD,73)
Krgız..  Konok konoktu söybelt, eesi baarın da süybeyt.(KA,158)
Trkmn.. Mıhman mıhmanı gıshınar, öy eyesi ikisini hem.(TA,86)
Irak…..  Mısafır mısafırı sevmez, ev sahabı her ikisini de. (ITDA,300)
Kıbrıs..  Yeyici yeyiciden, ev sahibi misafirden hoşlanmaz.(KTADS,219) 

Türki..   Ne ekersen onu biçersin.(ADS1,322)
Kumuk. Ne çaçsang, onu alırsan. (AVAS, 44)
Nogay.. Ne şaşsan-sonı orarsın.
Kazan.. Ni çeçseng  şunı urursıng.(KzTAD,61)
Kırım..  Ne ekseng onu pişersing.(DKTAD,74)
Trkmn.. Her kim öz ekenini orar.(TA,84)
           Neme ekseng, sonı orarsın.(TA,87)
Irak…..  Ne ekersev onu biçesen. (ITDA,301)
            Herkes ektiğini biçer.(ITDA,289)
Kıbrıs..  Ne ekersen onu biçen.
Yugos.. Herçez ektigini biçer.
            Dünyada ne ekersen oni biçersin.
 

Türki..   Nerde birlik, orda dirlik.(ADS1,323)
Azeri..  Birlik harda, dirlik orda. (AF,235)
Karaç.. Birlikde – tirilik.(NKÇ,20)
Kumuk  Birlik bolmay tirlik bolmaz. (AVAS, 16)
            Birlik bulan el yaşnar. (AVAS, 16)
Kazan.. Birlik-tirliktir.(KzTAD,34)
Kırım..  Kayerde birlik, o yerde tirlik.(DKTAD,61)
Krgız..  Tiriliktin küçü birlikte. (KA,544)
Kıbrıs..  Birlikden dirlik olur. (KTADS,64)
Kosov.. Nerde ise birl’ık, ondadır dirlik. 

Türki..   Öküz öldü ortaklık ayrıldı.(TASH,180)
Karaç.. Ögüz öldü, ortaklıkdan ayrıldık. (KNS, 83)
Kumuk. Ögüzüm ölüp, ortaklıkdan ayrıldım. (AVAS, 38)
Kırım..  Ögüz öldü ortak ayrıldı.(DKTAD,78)
Kıbrıs..  Öküz öldü, ortakcılık bozuldu.(KTADS,177) 

Türki..   Sana taşla vurana sen aşla vur.(ADS1,342,1750)
Dlt…..   Suv birmeske süt bir.
Karaç.. Birev seni taş bla ursa, sen anı aş bla ur.(NKÇ,79)
Kazan.. Taş blen atkanga aş blen at.(KzTAD,65)
Kazak.. Birev zabir etse sen sabır et.
Kıbrıs..  Su vermezse süt ver.(KTADS,195) 

Türki..   Serçeden korkan darı ekmez.(ADS1,345)
Azeri..  Gurddan gorhan goyun sahlamaz. (AHYÖ,151)
Karaç.. Kanatlıdan korkğan tarı sepmez.
Nogay.. Şegertkiden korkkan, egin ekpes.(NKÇ,308)
Kazan.. Çikirtgeden korkkan igin ikmes.(KzTAD,39)
Kırım..  Bödeneden korkkan tarı ekmez.(DKTAD,35)
Krgız..  Çegirtkeden korkkon egin ekpes. (KA,148)
Trkmn.. Serçeden gorkan, darı ekmez. (TIIM,209)
           Gurttan gorkan tokaya (ormana) girmez.(TA,82)
Irak…..  Donguzdan korkan darı ekmez. (ITDA,276)

Türki..   Sıçan deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış. (ADSII,871)
Azeri..  Dilkü inine sığmaz, guyruğına gabag asar. (OGZ, 103)
Karaç.. Çıçhan kesi kirirge teşik tapmay edi, kuyruğuna dingil taga edi.
Kazan.. Tişigine sıymagan tıçkan kuyrıgına tubal takkan(KzTAD,67)
Kırım..  Işkan teşigine kiralmay cürgende kuyruguna cuvguş (bulaşık bezi) baylar. (DKTAD,57)Özbek.. Sıçgan iniga sığmaydı, ğalvur bağlaydı dümüğa. (TIIM,194)
Kıbrıs… Sıçan deliğine sığmaz, bir de götüne kabak bağlar.(KTADS,187)  

Türki..   Sürüden ayrılanı kurt kapar.(ADS1,352)
Azeri… Köçden azan gurda guşa gismet olar.(HDD, 132)
Karaç.. Iesiz malnı börü aşar. (NKÇ, 59) 
          
Ayırılgannı ayıu aşar, bölünngenni börü aşar. (MNS, 55)
Kumuk..Ayırılgan el azar, koşulgan el ozar. (AVAS, 14)
Nogay.. Ayırılgandı ayuv er, bölingendi böri er.(NKÇ,302)
            Yalgız koydı böri aşar.(NKÇ,304)
Kırım… Ayırılgannı ayu aşar, bölüngennı börü aşar. (DKTAD, 24)
Özbek..Süriden ayrılgan koynı börü yırtar.
            Bölingandı börü yer, ayrılgannı ayığ. (TİİM, 180)
Trkmn. Sürüden ayrılan goynı gurt iyer. (TİİM, 210)
Irak…   Sürüden ayrılan koyunu – kuzunu kurt yer. (ITDA, 308)
Kıbrıs.   Sürüden ayrılanı kurt yer. (KTADS, 195)
Yugos.. Sürşden ayrılan kuziyi kurt kavrar. 

Türki..   Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.(ADS1,359,1882)
Dlt…..   Tılın tirgike tegir.
Azeri..  Şirin dille ilanı yuvadan çıharmağ olar. (AHYÖ,159)
Karaç.  Ariuv söz cilyannı teşiginden çığarır.(MNS, 15)
Kumuk. Hakıllı buzav eki ananı içer. (AVAS, 50)
Nogay.  Yahşı söz yılandı innen şıgarar.(NKÇ,333)
Kazan.  Tatlı til yılannı üninden çıgara.(KzTAD,66)
Krgız..  Cıluu süylösö cılan iyinden cığat. (KA,235)
Trkmn.  Yagşı söz yılanı yinden çıgarar.(TAÖ)
Irak…..  Datlı dil ilanı dellükden çıhardı. (ITDA,276)
            Şirin dil ilanı dellükden çıhardı. (ITDA,309)
Yugos.  Tatlı süz demir kapilari açar.
Kosov.  Tatlı süz (dil) ilanı deliginden çikarır.
            Tatlı süz demir kapilari açar.
Btrak….Güler yüz, tatlı söz yılanı kovuğundan çıkarır. 

Türki..   Tok acın halinden bilmez.(ADS1,363)
Karaç.. Avrugannı sav bilmez, aç karınnı tok bilmez.(NKÇ,38)
Kazan   Açnıng halin tuk bilmes.(KzTAD,23)
Krgız..  Aç kadırın tok bilbeyt. (KA,132)
Özbek. Açnıng halını, tok bilmaydı. (TIIM,182)
Trkmn.. Dokun açdan habarı yok. (TIIM,204)
           Açlık cebrin çekmedik, dokluk gadırın ne bilsin.(TA,70)
Irak…..  Toh olan ne bilsin acın halınnan. (ITDA,311)
            Acın tohtan ne habarı var.(ITDA,263)
Krg(AF) Aç kadrın tok bilmeyt-oğru kadrı soo bilmeyt. 

Türki..   Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır.(ADS1,367)
Dlt…..   Ulugnı uluglasa kut bulur. (I304,16)
Azeri.   Ulular sözin tutmayan ulaya galur. (OGZ, 59)
Karaç.. Kart aythannı etmegen – kartaymaz.(NKÇ,81)
Kumuk. Ullu aytganın etmegen hökünçlü kalır.(AVAS, 19)
            Ullu aytganın etmegen ullaymas. (AVAS, 19)
Kırım..  Kart ögutun tutmagan kartaygaşı ongmaz.(DKTAD,60)
Trkmn.. Ulının diyenini etmedik uvlar.(TA,91) 

Türki..   Ummadığın taş baş yarar.(ADS1,367)
           Ummadığın kütük araba devirir.(TASH,192)
Nogay.. Edem sözi tas yarır, tas yarmasa, bas yarır.(NKÇ,316)
Kırım..  Kişkene şotuk arba avdarır.(DKTAD,67)
            Umulmadık şotuk arba avdarır.(DKTAD,92)
Trkmn.. Kicicik daş baş yarar. (TIIM,208)
Irak…..Ummadığıv daş  baş kırar. (ITDA,312)
           Beğenmediğiv daş baş kırar. (ITDA,209)
Kıbrıs..  Ummadık kütük araba devirir.(KTADS,211)
Yugos.. Ummadığın taş, yarar baş.
Btraky.. Ummadığın taş araba devirir. 

Türki..   Yalnız taş duvar olmaz.(ADS1,376)
Azeri..  Yalğız elden ses çıhmaz. (AHYÖ,154)
Karaç.. Cangız taşdan kala bolmaz.(KNS,,67)
            Tav başında tav bolmaz, cangız terek bav bolmaz.(KNS,,68)
Kumuk. Yangız taş kala bolmas.(AVAS,,34)
            Yangız terek bav bolmas.(AVAS,,34)
Nogay..Yalgız söylep söz bolmas, yalgız kazık kos bolmas, yasırtın işken as bolmas.(NKÇ,333)
Kazan.. Bir tarıdan butka (lapa ? tapa?,tıkaç) bulmas. (KzTAD,35)
Kırım..  Cangız ağaş calbarsang canmaz.(DKTAD,37)
Trkmn.. Yalngız goldan av çıkmaz.(TA,92)
Irak…..  Tek elin sesi çıhmaz. (ITDA,310) 

Türki..   Yılanın sevmediği ot deliğinin ağzında biter.(ADS1,383)
Dlt…..   Yılan yarpuzdan kaçar, kança barsa parpus utru kelür.(III,39,26)
Azeri..  Ilanın yarpızdan zehlesi geder, o da burnunda biter. (AHYÖ,152)
Karaç. Ayu duğumanı süymey edi, ol da anı teşigine bite edi.(KNS, 97)
            Cılan duğumanı süymey edi, duğuma da anı teşigine bite edi.(KNS, 110)
Trkmn.  Yılanıng  yigreneni narpız, ol hem hinining agzında gögerer.(TA,93)
Irak…..  Ilan yarpızdan haz etmez, gider burnu önünde biter. (ITDA,291)
Kıbrıs..  Sevmediğin bok daima burnunun dibinde tüter.(KTADS,194) 

Türki..   Yılan sokmuş, ipten de korkar.(TASH,244)
Karaç.. Cay cılandan korkğan, kış arkandan ürker.(NKÇ,28)
Nogay.  Yazda yılannan korkkan, kısta arkannan korkar.(NKÇ,360)
Kazan.  Kurkkanga kuş  körüne. (korkana her şey çift görünür).(KzTAD,57)
Trkmn   Yılan çakan kendirden gorkar.(TA,93)
Irak….   Ilan çalan ip sürüntüsünden korkar -kaçar-.(ITDA,291) 

Türki..   Yürek yanmasa göz yaşarmaz.(TASH,71)
Azeri.. Can yanmasa gözden yaş çıhmaz. (AHYÖ, 150)
Karaç..Can avrusa sokur közden caş çığar. (KNS, 150)
Kırım.. Meram etseng sokur közden caş şığar. (DKTAD, 72)
Krgız..  Çındap ıylasa, sokur közdön caş çığat.(KA,149)
Trkmn.  Ihlas bilen aglasang, kör gözden bile yaş çıkar. (TA, 84)
Kazan. Çın köngilden yılasang  sukır küzden yeş çıga. (KzTAD,40) 

Türki..  Zenginin keyfi gelinceye kadar, fukaranın canı çıkar.(TASH,220)
           Göle (arığa) su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar. (ADS1,243)
Azeri..  Kök arıglayınca arığın canı çıhar. (AF,64)
Karaç.  Bay hakın berginçi carlı canın berir.(NKÇ,39)
            Baynı kübüründen çıkğınçı, carlını canından çığar.(NKÇ,40)
Kumuk. Baynı kepi kelginçe, yarlını canı çığar.(AVAS, 19)
Kırım..  Barlınıng kiypı kelgeşi, carlınıng canı şıgar.(DKTAD,29)
Kıbrıs..  Zenginin gönlü olana kadar, fukaranın göbeği düşer.(KTADS,231)
Gagau..Zenginin kefi gelince, fukaranın canı çıkar.
Btrak….Ağanın keyfi gelince. fıkaranın canı çıkar.

 

KISALTMALAR 

-Ata Sözleri (ASÖZ)
-Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü I-II (ADS)
-Aytıvlar ve Atalar Sözleri (AVAS)
-Azerbaycan Folkloru (AF)
-Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri (AHYÖ)
-Dobruca’daki Kırım Türklerinde Atasözleri ve Deyimler (DKTAD)
-Halgımızın Deyimleri ve Duyumları (HDD)
-Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri (ITDA)
-Karaçay Nart Sözle (KNS)
-Kazan Türkçesinde Atasözleri ve Deyimler (KZTAD)
-Kıbrıs Türk Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü (KTADS)
-Kırgız Atasözleri (KA)
-Malkar Nart Sözle (MNS)
-Mukayeseli Van Folkloru (MVF)
-Poslovitsı i pogovorki Narodov Karaçaevo-Çerkesii (NKÇ)
-Tarih Boyunca Türk Atasözleri (TBTA)
-Türk Atalar Sözü Hazinesi (TASH)
-Türk Atasözleri ve Deyimleri I (TRAD)
-Türkistan İle İlgili Makaleler (TİİM)
-Türkiye’de Yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinden Derlenen Atasözleri (KMTA)
-Türkmen Atasözleri (TA)
-Türkmen Atasözlerinden Örnekler (TAÖ)
-Uygur Atasözleri ve Deyimleri (UAD)  

DİPNOTLAR 

1,Afganistan’dan Göçen  Soydaşlarımızn Bazı Atasözleri Üzerine Notlar, Prof.Dr. Saim Sakaoğlu, Türk Kültürü Araştırmaları, Prof.Dr. İbrahim Kafesoğlu’nun Hatırasına Armağan’dan Ayrı Basım, Ank.1983,sh.438.
2,Türk Şivelerindeki atasözlerinde Uygunluk, Nuri Yüce, Türk Kültürü Araştırmaları, XVII-XXI/1-2, 1979-1983, Ank.1983 Prof.Dr. Faruk Kadri Timurtaş’ın Hatırasına Armağan, s.3090.  

KAYNAKLAR 

-Ata Sözleri, F.Fazıl Tülbentçi, İnk. Ve Aka Kitabevi, II.Baskı, 582 s.
-Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü I-II, Ömer Asım Aksoy, TGK Yay.1984
-Aytıvlar va Atalar Sözleri, Haz.Abdurahim Abdurahmanov, Mahaçkala Dağıstan Ohuv-Pedagogika İzdatelstvosu, 1991, 120 s.
-Azerbaycan Folkloru, Vagif Veliyev, Maarif Neş. Bakı 1985, 416 s.
-Azerbaycan Halk Yazını Örnekleri, Ehliman Ahundov, TDK Yay. Ankara 1978, 556 s.
-Dobruca’daki Kırım Türklerinde Atasözleri ve Deyimler, Müstecib Ülküsal, TDK Yay. 1970, 256 s.
-Halgımızın Deyimleri ve Duyumları, M.I.Hekimov, Maarif Neş. Bakı 1986, 392 s.
-Irak Türklerinde Deyimler ve Atasözleri, İhsan S. Vasfi, Fuzuli Yay. İst. 1985, 320 s.
-Karaçay Nart Sözle, Aliylanı Soltan, Karaçay-Çerkes Kitab İzdatelstvo, Çerkessk 1969.
-Kazan Türkçesinde Atasözleri ve Deyimler, A.Battal Taymas, TDK Yay. Ankara 1968, 152 s.
-Kerkük Halk Edebiyatından Seçmeler, Dr. Cengiz Ketene, Kültür Bakanlığı, Ankara 1990.
-Kıbrıs Türk Atasözleri ve Deyimleri Sözlüğü, Haz. M. Gökçeoğlu, Galeri Kültür Yay. 234 s.
-Kırgız Atasözleri, Bilgehan A. Gökdağ, TDA, sayı:61, Ağustos 89, s.129-168.
-Malkar Nart Sözle, Azret Holaev, Elbrus Kitab Basma, Nalçik 1982.
-Mukayeseli Van Folkloru (Yayımlanmamış bitirme tezi), Ayşegül Üstün, A.Ü.Fen-Edb.Fak. Erz.1986, 251 s.
-Nakıl Sözler, Cusup Balasagın, Bütkul Soyuzduk Caştar Kitep Birikmesi, Balasagı 1991, 64 s.
-Oğuzname, Bahü 1987, 223 s.
-Poslovitsı i pogovorki Narodov Karaçaevo-Çerkesii, Alieva A.İ. ve Arkadaşları, Çerkessk 1990, 368 s.
-Tarih Boyunca Türk Atasözleri, Aydın Oy, İst. 1972.
-Türk Atalar Sözü Hazinesi, Hilmi Soykut, Ülker Yay. İst.1974, 496 s.
-Türk Atasözleri ve Deyimleri I, Milli Kütüphaneler Genel Müdürlüğü, ME Basımevi, İst.1992, 144 s.
-Türkistan İle İlgili Makaleler, Çağatay Koçar, Kültür Bak.Yay.. Ankara 1991, 268 s.
-Türkiye’de Yaşayan Karaçay-Malkar Türklerinden Derlenen Atasözleri, Hasan Ülker, TDA, sayı:75, Aralık 91, s.159-190.
-Türkmen Atasözleri, Bilgehan Atsız Gökdağ, TDA, sayı:79, Ağustos 92, s.67-94
-Türkmen Atasözlerinden Örnekler, İlhan Çeneli, TFA, sayı: 338, Eylül 1977, s.8084
-Uygur Atasözleri ve Deyimleri, Kurtuluş Öxtopçu, Doğu Türkistan Vakfı Yayınları, İst.1992, 340 s.  

 

Türkler Ansiklopedisi Cilt 19 : Hasan ÜLKER, Türk Dünyasında Atasözlerinin Karşılaştırılması Üzerine Bir Deneme [s.96-104]

Ocak 6, 2009

DİVANI LÜGAT-İT TÜRK’DEN ATASÖZLERİ

Kategori: Divan'ı Lügat-it Türk — okuz @ 10:31 am


Türk atasözlerin için en eski yazılı Türkçe kaynak Dîvân ü Lûgât-it Türk kabul edilir. Atasözleri bir toplumun derin manevi, tarihsel ve mitoloji bilgilerini birleştirirler. Türk atasözleri için de bu kural geçerlidir.

 Örnek Atasözleri -Dîvân ü Lûgât-it Türk:

Emgek eginde kalmas (I. 110) (Sıkıntı ebedîyen sırtda kalmaz.)
Karı öküz balduka korkmas (III. 421)(Yaşlı öküz baltadan korkmaz.)
Kökge sagursa (suysa) yüzge tüşür (II. 81) (III. 132) (III. 439) (Kişi göğe tükürse, yüzüne düşer.)
İm bilse er ölmes (I. 38)(Parolayı bilen kişi hayâtını kurtarır, ölmez.)
Yaş ot köymes, yalapar ölmes (III. 47) (Yaş ot yanmaz, elçi ölmez, öldürülmez.)
Yazmas atım bolmas, yañılmas bilge bolmas (III. 59) (Şaşmaz ok olmaz, yanılmadık bilgin olmaz.)
Telim sözüğ uksa bolmas, yalım kaya yıksa bolmas (III. 20) (Çok söz anlaşılmaz, yalçın kaya yıkılmaz.)
Teñsizde tegirmen turgursa, yaragsızda yar bolmas (II. 355) (Uygun olmayan yerde değirmen yapan yararsız ark yapar.)
Biş erngek tüz ermes (beş parmak bir (düz) olmaz)
Tay atasa at tinur (tay yetişirse at dinlenir)
Öldeçi sıçgan muş ayakı kaşır (ölecek sıçan kedi ayağını kaşır)
Teve silkinse eşgekke yük çıkar (deve silkinse eşeğe yük çıkar)
Ermegüge bulut yük bolur (tembele bulut (bile) yük olur)
Bir tilkü terisin ikile soymas (bir tilki derisi iki kez soyulmaz)
Koç kılıç kınga sığmas (İki kılıç bir kına sığmaz)
Tegirmende tovmış sıçgan kökreginge korkmas (değirmende doğmuş sıçan, gökgürlemesinden kokrmaz)
Ölgesi gelgen sıçgan muşkanın taşgını kaşır (eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır)

TÜRK ATASÖZLERİ VE DEYİMLERİNDE AİLE VE AKRABALIK ANLAYIŞI

Kategori: Aile-Akrabalık — okuz @ 10:27 am

NEVİN GÜNGÖR ERGAN*[/b]

Atasözleri geniş halk yığınlarının yüzyıllar boyunca geçirdikleri tecrübe ve bunlara dayanan düşüncelerden doğan ve benimsenen, kimin tarafından söylendikleri belli olmaksızın ağızdan ağıza dolaşan, yol gösterici nitelik kazanmış, az kelime ile çok mana ifade eden kültür unsurlarıdır. Deyimler de, çekici bir anlatım özelliği taşıyan ve çoğunun gerçek manasından ayrı bir manası bulunan kalıplaşmış söz topluluklarıdır.

Türk atasözleri ve deyimlerinin muhteva analizi yapılacak olursa çok büyük bir kısmının aile ve akrabalık ilişkilerini ifade etmeye yönelik olduğu görülür.

“Aile, kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan fertlerden oluşan, fertlerinin cinsel, psikolojik, sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, fertlerin topluma uyum ve katılımlarının sağ­landığı ve düzenlendiği temel bir toplumsal birimdir şeklinde tanımlanabilir”. (DPT 1989: 3-4)

Toplumsal yaşayışın ilk zamanlarından beri her toplumda ailenin varlığı gözlenmiştir. İlkel topluluklarda aile tek sosyal kurum olma durumundadır. Hayatın gerektirdiği dinî, ekonomik, eğitimle ilgili, siyasî… bütün faaliyetler aile çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Kültürler geliştikçe kurumlar da genişleyip daha karmaşık hale girmektedirler. Bu sü­reç yapısal farklılaşmayı ve sosyal yapının kurumsal bileşiklerini ortaya çıkarıyor Dolayısıyla aile dinî, ekonomik, siyasî birçok fonksiyonunu bu faaliyetlerle ilgili kurumlara devretmiş ya da onlarla paylaşmıştır. Fakat sile insan neslini üretme ve sosyalleştirmedeki birincil grup olma fonksiyonları ile hem insan neslinin üretilmesinde hem de toplumun devamlılığında ve şekillenmesinde vazgeçilmez bir sosyal kurum olarak varlığım sürdürmektedir.

Bu tebliğimizde önemli folklorik malzeme, olan Türk atasözleri ve deyimlerinde ortaya konmuş olan aile ve akrabalık ilişkileri silenin kurulması, sile üyeleri ve aralarındaki etkileşim boyutlarında ele alınıp sos­yolojik bakış açısıyla değerlendirilmeye çalışılacaktır. Aile konusu çeşitli boyutlarıyla incelenirken, ilgili çok sayıda atasözü ve deyim içinden belli başlıları seçilerek verilecektir.

Türk atasözleri ve deyimlerinde ortaya çıkan aile ve akrabalık anla­yışının incelenmesinin sosyolojik açıdan iki önemi vardır:

Öncelikle Türk atasözleri ve deyimleri Türk toplumunun, Türk kültürünün bir ürünüdür. Burada tesbit edilen bulgular Türk toplumunu, Türk ailesini tanımamızda bize yardımcı olur; Türk toplumunu ve ailesini birleştiren, bütünleştiren bağları, aynı zamanda bu süreçte ortaya çıkan problemleri tesbit edebiliriz.

İkinci olarak, Türk atasözleri ve deyimleri aynı zamanda Türk aile­sine ve Türk toplumuna şekil veren unsurlardır. Buradaki tesbitlerimiz toplumun sosyal kontrolü, sosyo-kültürel bütünleşmesi konularındaki çalışmalarımızda bize yol gösterebilir.

I. AİLENİN KURULMASI

Aile evlilik kurumu yoluyla kurulur. Türk atasözleri ve deyimlerin­de evlilik kurumu değişik yönleriyle ayrıntılı olarak işlenmiştir.

“Bekârlık sultanlıktır” gibi bekârlığı destekleyen atasözleri de bu­lunmakla birlikte, Türk atasözleri ve deyimlerinde genellikle evli olma teşvik edilen, bekârlık ise arzu edilmeyen bir statüdür.

“Bekâr gözü kör gözü”.

“Bekârın parasını it yer, yakasını bit”.

“Bekârlık maskaralıktır”.

“Varsa eşin rahattır başın, yoksa eşin zordur işin”.

“Evlenenle ev alana (yapana) Allah yardım eder”.

Genellikle kız çocukları için erken yaşta evlilik teşvik edilir, fakat evlilik konusundaki kararın aceleye getirilmesi de istenmez. Fatma Ba­şaran’ın 1980’li yılların başında Manisa kent merkezi ve köylerinde yaptığı araştırmaya göre kız için en ideal evlenme yaşının 16-20 olmasına karşılık, erkek için ideal evlenme yaşı 21-25’dir. (Başaran 1984: 148) Ev­lenme yaşı kırsal kesimden kasabaya ve kente doğru gittikçe, kadının eği­tim düzeyi yükseldikçe yükseklemtedir. Erken evlilik konusu şu atasözlerinde dile getirilmektedir:

“Kız beşikte çeyiz sandıkta”.

“Onbeşindeki kız ya erdedir, ya yerde”.

“Demir tavında, dilber çağında”.

“Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır”.

“Erken evlenen yanılmamış”.

“İven (acele eden) kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz”.
*  *  *
Türk atasözleri ve deyimlerinde tek eşlilik (monogami) vurgulanmaktadır. Tarih içersinde Türklerin birden fazla eşle evlendikleri görülmüştür. Gökalp’ın bildirdiğine göre, hakanların ve beylerin “hatun”dan başka “kuma” adıyla başka illere mensup eşleri de bulunabilirdi. Fakat Türk töresi bunları resmen eş olarak tanımazdı, çocukları hakan olamazdı, mirasdan hak alamazlardı. (Gökalp 1976: 159) Bugün de ikinci kadın kuma olarak hoş karşılanmamaktadır. Daha çok kırsal kesimde görülen iki eşle evlilik, çocuk sahibi olma veya erkek çocuk sahibi olma gibi sebeplerle yapılmaktadır. Nitekim atasözlerinin hiçbirinde çok eşlilik desteklenmemektedir:
“Kadının biri alâ, ikisi belâdır”.
“Bir eve bir baca, bir kadına bir koca”.
“Kızın kimi severse güveyin odur, oğlun kimi severse gelinin odur”
atasözü eş seçmede kız ve erkek çocuğu serbest bırakmayı öngörüyorsa da, genelde atasözlerinde gençlerin evlenmelerine müdahale edildiği gözlenir. Bu özellikle kızlar için erken yaşta evlilik teşvik edilmesi ve biraz sonra açıklanacağı üzere, Türk ailesinde üyeler arasındaki sıkı bağlar dikkate alındığında tutarlı bir yaklaşımdır. Merter’e göre “evlenme ve eş seçiminde kırsal alanlarda çok etkili olan aile baskısı köy ailesinden kent ailesine doğru etkisini kaybetmektedir… Yine Türkiye’de özellikle kızların evlenme kararında silenin etkisi erkeklere göre daha fazla olmaktadır. “(Merter 1990: 29, 41)” Konu ile ilgili atasözlerinden bazıları:
“Kızı kendi havasına bırakırlarsa ya davulcuya varır, ya zurnacıya”.
“Kızı kendi keyfine koysalar çalgıcıya varır”.
“Ergen gözü ile kız alma, gece gözü ile bez alma”.
Eş seçmede hem ailenin hem de akraba ve çevrenin fikri alınır. Eşler arasında denkliğe özen gösterilir. Özellikle kızın köklü bir aileden gelmesine, belli özelliklere ve değerlere sahip olmasına dikkat edilir. Kurulan ailenin sağlam temellere sahip olmasında bu seçim önemli rol oynar:
“Davul dengi dengine çalar”.
“Halayıktan (beslemeden) kadın olmaz, gül ağacından odun”.
“Kenarın dilberi nazik de olsa nazenin olamaz”.
“Kendinden küçükten kız al, kendinden büyüğe kız verme”.
“Kız alan gözle bakmasın, kulak ile işitsin”.
“Pekmezi küpten, kadını kökten al”.
“Lafın azı uzu, çobana verme kızı; ya koyun güttürür, ya kuzu”.
“Asili alması zor, saklaması kolaydır”.
“Babasının mezarını görmediğin adama kız verme”.
Eğer yeni evlenen çiftler ayrı ev açmayacaklarsa, genellikle erkeğin babasının evine yerleşme usulü (patrilokal) hakimdir. Evliliklerde “İçgüveysi” olarak kızın baba evine girme az görülür. Erkeğin “baba” ocağı’nı tüttürmesi önemlidir. Bu yalnız kırsal kesim için değil, kent kesimi için de bugün de geçerli bir tesbittir. Şu atasözleri ve deyimlerden bu durum gözlenebilir:
“Kızı ver, köprü kes”.
“İç güveysi iç ağrısı”.
“İç güveysinden hallice”.
“Baba ocağı”.
II. AİLE ÜYELERİ VE ARALARINDAKİ ETKİLEŞİM
A. Aile Üyeleri:
Türk atasözleri ve deyimlerinde anne, baba, kız ve erkek çocuklar üzerinde ayrı ayrı durulmaktadır. Ailede en büyük rol kadına verilir, kadın ön plana çıkmaktadır. Çünkü, evi yuva haline getiren, aileyi birbirine bağlayan kadındır.
“Evi ev eden avrat (kadın), yurdu şen eden devlet”.
“Kadın erkeğin eşi, evin güneşidir”.
“Kadının düzdüğü evi Tanrı yıkmaz, kadının bozduğu evi Tanrı yapmaz.”
“Kadın var ev yapar, kadın var ev yıkar”.
“Kadınsız ev olmaz”.
“Dişi kuş yapar yuvayı, içini, dışını sıvayı sıvayı”.
Buna karşılık bazı atasözlerinde kadının statüsünün düşük olduğu vurgulanmaktadır:
“Kadını sırdaş eden esrara tellal aramaz”.
“Avradın kazdığı kuyudan su çıkmaz”.
“Kadının saçı uzun olur, aklı kısa”.
“Kadın şerri şeytanın şerrine eşittir”.
“Kadının bir aklı, erkeğin dokuz aklı vardır”.
“Avrattan vefa, zehirden şifa”.
1971-1981 yılları arasında yapılan Türkiye’de aile içi etkileşimi esas alan birtakım araştırmaların ortak bulgusu da erkeğe kıyasla kadının aile içi düşük statüsü üzerinde odaklaşmaktadır. Kadın-erkek statü farklılaşması özellikle karar verme süreçlerinde; tüketimde ve genellikle maddî imkânlarda; çevre ile ilişkilerde ve hareket özgürlüğünde kendini göstermektedir. Bulgular kadının eve bağlı, bağımlı konumunu yansıtmaktadır. (Kâğıtçıbaşı 1984: 131-132) Yine “Erkek getirmeyi, kadın yettirmeyi bilmelidir”, “Anasız çocuk evde hordur; babasız çocuk çarşıda” atasözleri kadın ile erkek arasındaki işbölümüne işaret eder; kadının yeri evidir, erkeğin görevi dışarıdadır.
Kadının en önemli statüsü anneliğidir. Daha sonra işleneceği üzere ailenin önemli sosyal fonksiyonlarından biri üyelerine birincil grup tatmini sağlamasıdır. Bunun da büyük kısmını annelik rolü ile kadın yerine getirmektedir;
“Ağlarsa anam ağlar, gayrısı yalan ağlar”.
“Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz”.
“Ana evlâdından geçmez”.
“Analı kuzu kınalı kuzu”.
“Anadan doğmayan kardeş sayılmaz”.
“Anadan olur dana, hamurdan olur maya”.
Türk atasözlerinde ve deyimlerinde silenin ikinci önemli öğesi babadır:
“Baba ocağı”.
“Baba nasihatı tutmayan pişman olur”.
“Baba oğlunun fenalığını istemez”.
Türk atasözleri ve deyimlerinde çocuk da aile içinde önemli ve gerekli bir öğe olarak işlenmiştir. Çocuk evde aileyi tamamlar, özellikle kırsal kesimde küçükken aileye maddî katkı sağlar, büyüyünce de yaşlılık güvencesidir, aynı zamanda statü kaynağıdır.
“Çocuklu ev pazar, çocuksuz ev mezar”.
“Çocuksuz kadın meyvesiz ağaç gibidir”.
“Çocuk evin meyvesidir”.
“Oğlanı kızı olmayan avrattan, eski hasır yeydir”.
“Evlâdı olmayanda merhamet olmaz”.
Çocuk sahibi olmayı teşvik eden bu atasözleri ailenin insan neslinin üretilmesi ve devamındaki fonksiyonunu da getirir. Böylece hem ailenin ya da soyun hem de toplumun devamlılığı sağlanmış olur.
Geleneksel Türk kültüründe çok çocuk statü ve güven kaynağıdır, fakat, Türk atasözleri ve deyimlerinde genellikle çocuk büyütmenin zorluklarına işaret edilir:
“Çok çocuk anayı şaşkın, babayı düşkün eder”.
“Evlâdın varsa başında derdin var”.
“Çocuk büyütmek taş kemirmek”.
“Çocuk isteyen belâsını da istemek gerek”.
“Evlâdın varsa bin derdin var, evlâdın yoksa bir derdin var”.
“Evlâdın var mı derdin var”.
Merter’e göre “Türkiye’de doğurganlık oranları diğer Avrupa ülkelerine göre yüksek olmasına rağmen, Türkiye’nin sanayileşmesi, modernleşmesi, eğitim düzeyinin yükselmesi, kentleşme hızının artması ve kadının tarım dışı işgücüne katılması ile paralel olarak azalmaktadır. “(Merter 1990: 58)”
Çocuklar içinde de kız çocuğun değeri düşüktür, çünkü ele gidecektir. Erkek çocuğun değeri yüksektir, çünkü ondan beklentiler çoktur; hem baba adını, soyunu ve ocağını sürdürecek, hem de anne babaya statü kazandıracaktır. Kâğıtçıbaşı’na göre, erkek çocuğuna verilen değer köylerden kentlere ve büyük kentlere doğru gidildikçe değişmektedir. Büyük kentlerde kız erkek ayırımı yapılmadan çocuğun aile bağlarını güçlendirici fonksiyonu köylere göre daha çok vurgulanmaktadır. “(Kâğıtçıbaşı 1969: 110)” Şu atasözlerinde kız ve erkek çocuğun değeri işlenmiştir:
“Kız yükü tuz yükü”:
“Kız doğuran tez kocar”.
“Kız evde olsa da elden sayılır”.
“Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün”.
“Oğlanı her karı doğurmaz, er karı doğurur”.
“Oğlandır oktur, her evde yoktur”.
Torunda bile “Oğlanınki oğul balı, kızınki bahçe gülü” olarak nitelendirilir.
***
B. Aile Üyeleri Arasındaki Etkileşim
Aile üyeleri birbirlerine karşılıksız sevgi bağı ile bağlıdırlar. Aile içinde birincil ilişkiler, yani, sıcak, samimî, yüzyüze, duygusal yönü ağır… İlişkiler yaşanır. Birincil ilişkiler her yaştaki insanın kendini güvende hissetmesi, diğer insanlarla normal ve sağlıklı etkileşime girebilmesi için çok gerekli ve önemlidir. Anne baba çocuklara sıcak bir ortam sağlar. Çocuklar da belli yaşa geldiklerinde anne babaya yardımcı olurlar. Ayrıca çocuk küçükken anne baba nasıl onun için güvence kaynağı ise, anne babanın yaşlılığında da çocuklar güvence olabilirler. Dolayısıyla sile üyelerine birincil grup tatminleri sağlayarak, toplumsal birlik, dayanışma ve bütünleşmede fonksiyonel rol oynamış olur Ailenin bu önemli fonksiyonu şu atasözlerinde dile getirilmektedir:
“İnsana ata ana gibi yâr olmaz”.
“Bağdat gibi şehir olmaz, kardeş gibi yâr olmaz; ana baba hiçbir yerde bulunmaz”.
Aile üyeleri arasındaki etkileşimi dört başlık altında incelemek mümkündür:
1. Eşler Arası Etkileşim:
Aile kurulduktan sonra eşler arası etkileşim hem kadın hem de erkek için birinci planda gelir:
“Bir adamın karısı onun yarısıdır”.
“Kardeş kardeşi atmış, yar başında tutmuş”.
“Kardeşten karın yakın”.
“Otuz oğlun olacağına bir oturak kocan olsun”.
“Baba/oğul ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeği”.
Eşlerarası ilişkide “eşitlik”ten çok “otorite” ilişkisi dikkati çeker. “Erkeksiz ev, yelkensiz gemiye benzer” atasözü gereği erkek evin reisidir. Kadın elinin hamuru ile erkek işine karışmamalıdır. Hele evde kadının otorite kurması hiç tasvip edilmez.
“Kadının hükmettiği evde mutluluk olmaz”.
“Bir evde iki horoz olunca sabah güç olur”.
“Kocana göre bağla başını, harcına göre pişir aşını”.
Aile düzeninin sürmesi için eşlerin rollerini gereği gibi oynamaları tavsiye edilir:
“Kadını yeşil yaprak eden de kocası, kara toprak eden de kocası”.
“İyi kadının kocası cüppesinden bellidir”.
“Erkeğin rızkı kadının ruhsatına bağlı”.
“Avradı bed olanın sakalı tez ağarır”.
2. Anne-Baba-Çocuk Etkileşimi:
Çocuk dünyaya geldikten sonra ilk tecrübelerini aile içinde edinir. Kişinin daha sonraki yaşantıları ve çevresi ile ilişkileri aile içi ilişkilerden büyük ölçüde etkilenir. Aile bütün dünyada en önemli bir birincil gruptur. Aile üyeleri arasındaki sevgi ve samimiyet “biz duygusu”nu geliştirir ve bu duygu ana babalardan çocuklara tutum ve alışkanlıkların geçmesini teşvik eder. Ailenin sosyalleştirme fonksiyonu şu atasözlerinde dile getirilmektedir:
“Sen seversen oğlunu, o da sever oğlunu”.
“Soydur çeker, huydur geçer”.
“Meyve ağacından uzak düşmez”.
“Armut dalının dibine düşer”.
“Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur”
“Çocuğuna iyi-kötü huy anadan gelir”.
Aile sosyalleştirme süreci içinde çocuğa statü kazandırır. Çocuk aileye girdiği andan itibaren yaş, cinsiyet, doğum sırası gibi bir seri statülere sahip olur. Diğer bazı statülerin kazanılması da sile üyeliğine bağlı olarak gerçekleşir. Meselâ, Ankaralı olmak, orta tabaka mensubu olmak gibi. Ailenin sağladığı statü toplamı çocuğun daha sonra kazanacağı statülere de zemin hazırlar. Yine sile verdiği değerler ve yaptığı telkinlerle eş, meslek, arkadaş gibi seçimlerinde çocuğa statü yönlendirmesi de yapar:
“Ata dostu oğula mirastır”.
“Babası ekşi elma yer, oğlunun dişi kamaşır”.
“Dedesi koruk yemiş, oğlunun dişi kamaşmış”.
Buna karşılık çocuğun sosyalleşmesinde ve statü kazanmasında şahsiyetin gelişmesinde ailenin yeterli olmadığı, diğer kişi ve gruplara da ihtiyaç duyulduğu bazı atasözleriyle dile getirilmektedir. Böylece Türk atasözleri ve deyimlerinde hem anne babanın statü kazandırıcı fonksiyonları hatırlatılarak aile kurumu fonksiyonel hale getirilir, hem de bunun yeterli olmadığı gösterilerek fert ve toplum hayatında diğer kişi ve gruplararası etkileşime de yer verilir; böylelikle dolaylı yoldan da olsa sosyal etkileşim ve dayanışmanın önemi de vurgulanır.
“Ana baba ile iftihar olmaz”.
“Ata malı mal olmaz, kendin kazanmak gerek”.
“Atalar çıkarayım der tahta, döner dolaşır gelir bahta”.
“Babadan mal kalır, kemal kalmaz”.
Atasözlerinde silenin statü kazandırma fonksiyonu da çift yönlü olarak işlemektedir. Anne baba çocuklara doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak statü kazandırdığı gibi, çocuklar da hem küçükken hem de büyüdükleri zaman anne babaya statü kazandırabilirler. “İyi evlât anayı babayı vezir eder, kötü evlât rezil eder”, “Doğan anası olma, doğuran anası ol” atasözleri bu gerçeği dile getirmektedir.
Türk toplumunda erkek çocuğun değeri daha büyük olduğundan erkek çocuk doğuran anne de, erkek çocuğa sahip olan baba da daha yüksek bir statü kazanmış olurlar: “Oğlanı her karı doğurmaz, er karı doğurur” atasözü bu gerçeği dile getirmektedir.
Zaten realitede olduğu gibi Türk atasözleri ve deyimlerinde de annelik başlı başına bir statü kaynağıdır: “Çocuksuz kadın meyvesiz ağaç gibidir”.
Çocuk sosyalleşme sürecinde cinsiyet rollerini aile içinde öğrenir. Cinsiyet rolleri çocuğun kişiliğinin gelişmesinde, diğer insanlarla ilişkilerinin düzenli ve uyumlu olmasında ve topluma uyumlu bir kişi olarak katılmasında, aile içi uyumun sağlanmasında önemli rol oynar. Bu öğrenme sürecinde kız çocuk anne ile, erkek çocuk baba ile özdeşim kurar. Aşağıdaki atasözleri ailenin bu fonksiyonunu açıklar niteliktedir:
“Oğlan babaya kız anaya çeker”.
“Kenarına bak bezini al, anasına bak kazını al”.
“Oğlan atadan öğrenir sofra açmayı, kız anadan öğrenir biçki biçmeyi”.
Türk atasözleri ve deyimlerinde ebeveyn-çocuk ilişkilerinde otorite-itaat ilişkisi dikkati çeker. Çocuklar anne babaya hürmet etmeli, saygılı davranmalıdırlar.
“Oğula devlet gerek ise, anaya ataya hürmet eyleye”.
“Ana ata önünden geçmek hata”.
“Ana baba duasını almış”.
“Ana baba bedduasını alan onmaz”.
“Ata yolu doğru yoldur”.
“Atanın önünden geçeni Allah sevmez”.
Anne baba çocuk ilişkilerinde çocuk ve ebeveynlerin birbirlerine karşılıklı görevleri vardır, fakat ebeveyn daha vericidir. Çocuklar özellikle evlendikten sonra kendi ailelerini (eşlerini ve çocuklarını) ön plana almakta, anne-babalarına gereken ilgi ve yardımı gösterememektedirler.
“Baba borcu evlâda düşer”.
“Baba himmet, oğul hizmet”.
“Doğurdum oğlum oldu, evlendi komşum oldu”.
“Bir baba dokuz oğlu besler, dokuz oğul bir babayı besleyemez”.
“Babası oğluna bir bağ bağışlamış, oğlu babasına bir salkım üzüm vermemiş”.
Çocuk için genelde annenin varlığı ve rolü daha önemlidir:
“Yüz koyunlu atam kalmaktan, bir yüksüklü anam kalmak yeydir”.
“Baba öksüzü öksüz değil, ana öksüzü öksüz”.
“Ana analık olursa, baba da babalık olur”.
Aile içi ilişkilerde karşılıklı sevgi ve saygıdan, işbölümünden doğan işbirliği ve dayanışma istenir:
“Oğlun güder, karın sağarsa koyun olur”,
“Anasını babasını dinlemeyen evlât, kocasını saymayan avrat, üvendere ile yürüyen atı kapında tutma hiç, durma sat”.
“Buyurmadan tutan evlât, çağırmadan kalkan avrat, orada olur devlet”.
3.Kardeşlerarası Etkileşim:
Türk atasözleri ve deyimlerinde çok çocuk da tek çocuk da istenmez. Aileyi bir sosyal sistem olarak aldığımızda anne, baba, çocuk yanında kardeş de ikinci bir çocuk olarak bu sistemi tamamlayan bir alt sistemdir.
“İnsana kardeş gibi yâr, Irak gibi diyar olmaz”.
“Kardeşi olmayan garip olur”.
“Kardeşçe taksim” deyiminden kardeşlik ilişkisinin paylaşma, eşitlik duygularını kazandırdığını, “Kardeşin büyüğü peder, küçüğü evlât yerine geçer” atasözünden de kardeşliğin aile içi dayanışmayı da sağlayan bir ilişki olduğunu anlıyoruz. “Anadan doğmayan kardeş sayılmaz”
atasözü de kardeşlik duygularının ve rollerinin verilmesinde annenin rolünü vurgular, oysa soy bağı olarak kardeşlik babadan geçmektedir.
Bazı atasözlerinde kardeşlerarası ilişki rekabet ya da düşmanlık ilişkisi olarak verilir Tabiî atasözleri ve deyimler halkın belli yer ve zamanda belli bir durumu ifade etmek için söyledikleri sözler olduklarından, söylendikleri bağlamda değerlendirildiklerinde anlam kazanırlar.
“Allah kardeşi kardeş, keselerini ayrı yaratmış”.
“Kardeş kardeşin ne öldüğünü, ne onduğunu ister”.
“Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış”.
“Dost kazan, anan düşman doğurur”.
•4. Akrabalık:
 “Et tırnaktan ayrılmaz”, “Akrabaya taş atan onmaz” gibi atasözleri akrabaların öneminden bahsetmekte ise de genellikle Türk atasözleri ve deyimlerinde ortaya çıkan akrabalık ilişkileri realitede olduğu kadar da sıcak ve samimi değildir:
“Hısım hısımın ne öldüğünü ister, ne unduğunu”.
“Akraba idik akrep olduk biz bize, ayrı düştük bakmaz olduk yüz yüze”.
“Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğin”.
Aile ve ev içinde olduğu gibi akrabalar arasında da ilişkiyi kadın belirler. Bu sebeple kadın tarafı ya da annenin akrabalarına daha yakın davranılır:
“Hanım hısmı gelince oklovalar tıkır tıkır, beyin hısmı gelince dişler takır takır”.
“Oğlan anası kapı arkası, kız anası minder kabası”.
“Karı hısmı alay bağlar, erkek hısmı sinek avlar”.
•Gelin-kaynana ilişkisi Türk atasözleri ve deyimlerinde de bir kalıba oturmuştur. Gelin ile kaynana arasında daima soğuk ve gergin bir ilişki yansır:
“Gelin çiçek, her dediği gerçek; kaynana yılan, her dediği yalan”.
“Gelinin dini yok, kaynananın imanı”.
“Kaynana dırıltısı”.
“Kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse gelinin başını yarar”.
Eltiler ve gelin-görümce arasındaki ilişkiler de soğuk ve gergindir:
“Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar”.
“Ortak/Kuma gemisi yürümüş, elti gemisi yürümemiş”.
“Görümce, yüzünü görmeyim ölünce”.
Anne babanın birinci dereceden kardeşleri çocukların bakımında ve yetiştirilmesinde büyük rol oynar:
“Oğlan dayıya kız halaya çeker”.
“Teyze ana yarısıdır”.
“Amca baba yarısıdır”.
“Gayret dayıya düştü”.
SONUÇ olarak bütün bu açıklamalardan sonra Türk atasözleri ve deyimlerinde ortaya çıkan sile modelini şöyle tesbit edebiliriz: Aile anne baba ve çocuklardan meydana geliyor Kadının kadın olarak statüsü düşük, fakat ailenin devamında, aile üyelerinin etkileşiminde, kısacası aile içindeki rolü çok önemli, annelik rolü ile ön plana çıkıyor. Erkek evde reis rolündedir, eşi ve çocukları üzerinde otorite sahibidir. Fakat Gökalp’ın da belirttiği gibi, erkeğin evdeki otoritesi ataerkil aile düzeninde olduğu gibi sınırsız değil, velâyete dayalı sınırlı bir otoritedir. Ailede çocuğun değeri yüksektir Ancak atasözleri ve deyimler baba soyuna ve baba otoritesine dayalı, bir aile düzenini, henüz kentleşme ve modernleşme düzeyinin yükselmediği, kadının eğitim düzeyinin düşük olduğu ve çalışa hayatına katılmadığı bir toplumsal yapıyı yansıttıklarından ailede kız çocuğun değeri erkek çocuğa göre düşüktür. Akrabalar arasındaki ilişkiler de fazla sıkı ve yoğun değildir Gökalp’ın tanımladığı “Pederî aile” tipi (Gökalp 1976: 155-156) ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’de özellikle 1960’lı yıllardan itibaren sanayileşme ve kentleşme hızının yükselmesi, iç ve dış göçlerin artması, doğum kontrolü uygulamasının yaygınlaşması, özellikle büyük şehirlerde kadının eğitim düzeyinin yükselmesi ve iş alanına atılması ile kadının ve kız çocuğun statüsünde yükselme gibi değişiklikler dışında Türk atasözleri ve deyimlerinde ortaya çıkan sile ve akrabalık anlayışı hemen hemen günümüzdeki sile anlayışını da yansıtmaktadır.
Bu haliyle Türk ailesi Türk toplumunda nesillerin ve toplumun/kültürün devamlılığını sağlayan, birincil ilişkilerle üyelerini tatmin eden, sosyalleştirme süreci ile topluma yeni üye sağlayan, üyelerine statü aktaran ve rol modelleri sunan, bütün bu fonksiyonları ile de sosyal kontrol ve sosyo-kültürel bütünleşmede önemli rolü olan temel bir sosyal kurumdur.

KAYNAKÇA
 ARSOY, Ömer Asım, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, Cilt: I-II, 3. b., Ankara: Türk Dil Kurumu Yay., 1981.
BAŞARAN, Fatma, “Ailede Cinsiyet Rollerine İlişkin Tutum Değişmeleri” . Türkiye’de Ailenin Değişimi, Ankara: Sosyal Bilimler Derneği Yay., 1984, ss. 145-160.
DPT, Türk Aile Yapısı, VI. Beş Yıllık Kalkınma Planı Ö.İ.K Raporu, Ankara: T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilâtı Yay., 1989.
GÖKALP, Ziya, Türkçülüğün Esasları, (Haz: Mehmet Raplan), İstanbul: Kültür Bakanlığı Yay., 1976.
KÂĞITÇIBAŞI, Çiğdem, “Aile İçi Etkileşim ve İlişkiler: Bir Aile Değişme Modeli Önerisi” Türkiye’de Ailenin Değişimi, Ankara: Sosyal Bilimler Derneği Yay., 1984, ss. 131-143.
KÂĞITÇIBAŞI, Çiğdem, İnsan Aile ve Kültür, İstanbul: Remzi Kitabevi Yay., 1990.
MERTER, Feridun, 1950-1958 Yılları Arasında Köy Ailesinde Meydana Gelen Değişmeler, Ankara: T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu, 1990.,
TÜLBENTÇİ, Feridun Fazıl, Türk Atasözleri ve Deyimleri, İstanbul: İnkılâp ve Aka Kitabevi, 1963.
YURTBAŞI, Metin, A Dictionary of Turkish Proverbs, Ankara: Turkish Daily News, 1993.
 
* Doç.Dr.Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü, Beytepe-Ankara
 
Türk Kültürü Kongresi Bildirileri Cilt II
e-kaynak:
http://www.akmb.gov.tr/ata/metinler/sempozyum/3.turkkulturuCII-23.htm 
 

WordPress.com'dan blog alın.